İlgili Kanun/md:
1475 S.İş.K/ 9
4857S.İş.K/8
818 S.BK/313,386
l HİZMET AKDİNİN VARLIĞININ SAPTANMASI VEKALET AKDİYLE FARKI
l BAĞIMLILIK UNSURUNUN YANINDA İŞİN ZAMANLA SINIRLANMASINA BAKILMASI
ÖZÜ: Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı şekilde davacı davalıya ait işyerinde aylık ücretle sürekli çalışmıştır. Aradaki ilişkinin hizmet akdine mi yoksa vekalet akdine mi dayandığı sorununun çözümünde iş, ücret ve bağımlılık unsurları ile yetinilmeyip yapılacak işin zamanla mı yoksa sayı ile mi sınırlandırıldığının da dikkate alınması gerekir. Şayet sayı ile sınırlandırma var ise ilişkinin vekalet ilişkisine dayandığı, aksi halde hizmet akdinin sözkonusu olduğu sonucuna varılmalıdır.
T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2003/15847
KARAR NO: 2003/14406
TARİHİ: 15.9.2003
DAVA: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı işverene ait hukuk müşavirliğinde, hukuk müşaviri olarak çalışırken hizmet akdinin feshedildiğini, buna karşılık ihbar ve kıdem tazminatları ile izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek bu haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, 1136 sayılı Avukatlık Yasasında değişiklik yapan 4667 sayılı yasanın 60. maddesinde ki “vekalet ücretinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklar baro hakem kurulunca çözülür hükmü gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı şekilde davacı davalıya ait işyerinde aylık ücretle sürekli çalışmıştır. Aradaki ilişkinin hizmet akdine mi yoksa vekalet akdine mi dayandığı sorununun çözümünde iş, ücret ve bağımlılık unsurları ile yetinilmeyip yapılacak işin zamanla mı yoksa sayı ile mi sınırlandırıldığının da dikkate alınması gerekir. Şayet sayı ile sınırlandırma var ise ilişkinin vekalet ilişkisine dayandığı, aksi halde hizmet akdinin sözkonusu olduğu sonucuna varılmalıdır.
Dava konusu olayda davacının sürekli şekilde çalıştığı ve ücretlerinin her ay için ödendiği ve sayı ile iş yapmadığı anlaşılmaktadır. Davacının kendisine ait avukatlık bürosunun bulunması sonuca etkili değildir. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacının hizmet akdine bağlı olarak işyerinde çalıştığı kabul edilerek işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin aksine düşüncelerle görev yönünden davayı reddetmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.9.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.