İlgili Kanun/md:
506 s.SSK/26
818 s.BK.41
T.C.
Y A R G I T A Y
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2004/6443
Karar No: 2004/6691
Tarihi: 05.07.2004
l İŞ KAZASININ VE DESTEĞİN BELİRLENMESİ
ÖZÜ: Olayın iş kazası sayılması ve buna bağlı olarak hak sahibi davacılara Kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine dava açmaları için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
DAVA: Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesine ilişkindir. Bu nedenle bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı Kurum tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez.
Somut olayda davacıların miras bırakanı Kazım Karaçay 16.11.2000 tarihinde arıza giderimi için çıktığı elektrik direğinde ölmüştür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişliği 18.10.2001 tarihli raporunda olayı 506 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca iş kazası sayıp işvereni %100 oranında kusurlu bulurken Siirt Sigorta İl Müdürlüğü 6.2.2001 tarih ve 7 sayılı inceleme raporu ile olayın iş kazası olmadığının tesbit edildiği ve hak sahiplerine iş kazası yönünden aylık bağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılacak iş davanın niteliği göz önünde tutularak olayın iş kazası sayılması ve buna bağlı olarak hak sahibi davacılara Kurumdan gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumu aleyhine dava açmaları için önel verilmek ve verilen önelin sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönden amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5.7.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.