İlgili Kanun / Madde
4857 S.İşK/17
1475 S.İşK/14
T.C
YARGITAY
9.HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2006/37425
Karar No: 2007/6511
Tarihi: 13.03.2007
l TARAFLARIN ANLAŞARAK İŞ SÖZLEŞ-MESİNİ SONA ERDİRMESİ (İKALE)
l İKALE SÖZLEŞMESİNİN İSTİFA OLMADIĞI
l İHBAR TAZMİNATI ÖDENMESİNİN GEREKMEMESİ
ÖZETİ: Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının 2.6.2005 tarihli dilekçesi istifa olarak değerlendirilemez. Davacı işçi işverenden kıdem tazminatı ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshini talep etmiş, bu arada ihbar öneli içinde çalışabileceğini açıklamıştır. Davalı işveren de 9.6.2005 tarihli yazısı ile davacının karşılıklı anlaşma yönündeki talebini kabul etmiştir. Bu durumda kıdem tazminatı ödenmek üzere, tarafların karşılıklı anlaşması yoluyla (ikale) iş sözleşmesi sona ermiştir. 4857 sayılı İş Kanunu döneminde tarafların tazminatlar ödenmek üzere iş sözleşmesinin feshin kararlaştırmaları mümkündür. Bu itibarla mahkemenin kıdem tazminatının kabulü yönünde vermiş olduğu karar yerindedir.
Somut olayda ihbar tazminatının ödenmesi noktasında taraflar arasında bir anlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği gibi, iş sözleşmesinin tarafların ortak iradesi suretiyle sona erdirilmesinde ihbar öneli tanınması da gerekmemektedir. Böyle olunca ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
DAVA: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı ile izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.3..2007 Sah günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat S.A. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, işyerinde organizasyon yapısında meydana gelen değişikliğin ardından 2.6.2005 tarihinde imzalayarak işverene verdiği dilekçesinde, bu şartlarda çalışamayacağını açıklamış, kıdem tazminatının ödenmesi ve ihbar öneli tanımak suretiyle karşılıklı anlaşma suretiyle sözleşmesinin feshinin kabul edilmesini talep etmiştir. Davalı işveren ise, 9.6.2005 tarihli yazı ile iş sözleşmesinin anlaşmalı olarak feshinin talep edildiğini, istifa talebinin 10.6.2005 tarihi itibarıyla kabul edildiğini bildirmiştir. Davacının işverenin anılan yazısı üzerine işyerinden ayrıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu davada ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunulmuş, mahkemece işçinin usulüne uygun olarak tanıdığı ihbar öneli içinde işverenin feshi şeklinde gerçekleşen işlem sebebiyle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının 2.6.2005 tarihli dilekçesi istifa olarak değerlendirilemez. Davacı işçi işverenden kıdem tazminatı ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshini talep etmiş, bu arada ihbar öneli içinde çalışabileceğini açıklamıştır. Davalı işveren de 9.6.2005 tarihli yazısı ile davacının karşılıklı anlaşma yönündeki talebini kabul etmiştir. Bu durumda kıdem tazminatı ödenmek üzere, tarafların karşılıklı anlaşması yoluyla (ikale) iş sözleşmesi sona ermiştir. 4857 sayılı İş Kanunu döneminde tarafların tazminatlar ödenmek üzere iş sözleşmesinin feshin kararlaştırmaları mümkündür. Bu itibarla mahkemenin kıdem tazminatının kabulü yönünde vermiş olduğu karar yerindedir.
Somut olayda ihbar tazminatının ödenmesi noktasında taraflar arasında bir anlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği gibi, iş sözleşmesinin tarafların ortak iradesi suretiyle sona erdirilmesinde ihbar öneli tanınması da gerekmemektedir. Böyle olunca ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.