TAZMİNATIN BELİRLENMESİNDE GERÇEK ÜCRETİN DİKKATE ALINMASI

SAYILAR

Esas No : 2006/190
Karar No : 2006/1165
Tarihi : 14.02.2006
İlgili Kanun/Madde : 818 S.BK/41
Yargı Yeri: T.C YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 

Ek Başlıklar : TAZMİNATIN BELİRLENMESİNDE GERÇEK ÜCRETİN DİKKATE ALINMASI ÜCRET ARAŞTIRMASI

Tam Metin

İlgili Kanun / Madde
818 S.BK/41

T.C
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ 

Esas No:   2006/190
Karar No:  2006/1165
Tarihi:       14.02.2006                           

l TAZMİNATIN BELİRLENMESİNDE GERÇEK ÜCRETİN DİKKATE ALINMASI
l ÜCRET ARAŞTIRMASI

ÖZETİ: Mahkemece verilen ilk karar maddi tazminatın belirlenmesinde sigortalının gerçek ücretinin mahkemece araştırılarak tespit edilmesi ve hesaplamanın gerçek ücrete göre yaptırılması gerekçesi ile bozulmuştur.
Sigorta müfettişi tarafından hazırlanan tahkikat raporunda sigortalının kazı işçisi olduğu belirlenmiş olup sigortalı ile birlikte çalışan ve tanık olarak dinlenen kişiler kendilerinin işçi sigortalının usta olarak çalıştığını olay tarihinde kendilerine günlük net 400.00 YTL sigortalıya net 500.00 YTL ücret ödendiğini bildirmişlerdir. Sigortalının yaşı ve tanıkların yaşları karşılaştırıldığında sigortalının da müfettiş raporunda belirlendiği gibi kazı işçisi olduğunun ve olay tarihinde günlük net 400.00 YTL ücretle çalıştığı sonucuna varılmaktadır. Mahkemece bu ücret esas alınarak hesap bilirkişisinden bu yönde rapor alınması gerekirken …..

DAVA: Davacı murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı vekili ile davacı Dilek Durur vekilinin tüm davacı Fehime Durur vekilinin 2, davalılar Bekir ve Mürşide vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2- Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar maddi tazminatın belirlenmesinde sigortalının gerçek ücretinin mahkemece araştırılarak tespit edilmesi ve hesaplamanın gerçek ücrete göre yaptırılması gerekçesi ile bozulmuştur.
Sigorta müfettişi tarafından hazırlanan tahkikat raporunda sigortalının kazı işçisi olduğu belirlenmiş olup sigortalı ile birlikte çalışan ve tanık olarak dinlenen kişiler kendilerinin işçi sigortalının usta olarak çalıştığını olay tarihinde kendilerine günlük net 400.00 YTL sigortalıya net 500.00 YTL ücret ödendiğini bildirmişlerdir. Sigortalının yaşı ve tanıkların yaşları karşılaştırıldığında sigortalının da müfettiş raporunda belirlendiği gibi kazı işçisi olduğunun ve olay tarihinde günlük net 400.00 YTL ücretle çalıştığı sonucuna varılmaktadır. Mahkemece bu ücret esas alınarak hesap bilirkişisinden bu yönde rapor alınması gerekirken sigortalının çalıştığı iş konusunda uzman olmayan ve genel oda niteliğinde olan Sanayi ve Ticaret Odası tarafından bildirilen emsal işçi ücreti esas alınmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme dayanak tutulmak suretiyle sonuca gidilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; ölen sigortalının olay tarihindeki günlük net ücretinin 400.00 YTL olduğunun kabulüyle bu ücret üzerinden hesap raporu alınarak SSK'ca bağlanan aylığın en son peşin sermaye değeri düşülerek davacı Fehime Durur için 24.6.2002 tarihli ilk kararda belirlenen maddi tazminat miktarını geçmeyecek şekilde tazminata hükmetmektir.
Diğer yandan dava açılırken SSK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri miktarının önceden bilinmesi mümkün olamayacağından Fehime Durur'un maddi tazminat talebi SSK'ca bağlanan aylığın peşin sermaye değeri ile karşılanmış olması nedeniyle kısmen reddedildiğinden, reddedilen bölüm üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi de kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
3- Tazminat faizi gördüğü işlev ve hukuki nitelik bakımından gecikme faizidir. Temerrüt olay anında oluşur. Bu nedenle tazminat borçlusu olay anında temerrüde düştüğünden konusu para olan tazminat alacağına talep varsa olay tarihinden itibaren faize hükmedilir.
Diğer yandan Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararını uyan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.
Somut olayda davacılar Bekir ve Mürşide Durur dava dilekçesinde 100'er YTL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.9.1995 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiş mahkemece bozmadan önce verilen 24.6.2002 tarihli kararda istemleri aynen hüküm altına alınmış, Dairemiz bozma kararında da davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilerek bu davacılar yönünden verilen hüküm kesinleşmiştir. Hal böyle iken mahkemece kesinleşen bu kısım yeniden ele alınarak faizin başlangıç tarihinin 15.9.2005 olarak değiştirilerek yeniden hüküm tesis edilmiş olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 14.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.