İlgili Kanun / Madde
506 S.SSK/80
T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2005/2042
Karar No. 2005/4858
Tarihi: 02.05.2005
l TÜZEL KİŞİNİN PRİM BORÇLARINDAN ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN SORUMLULUĞU
ÖZETİ: Tüzel kişiliğe sahip işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri prim borcundan dolayı kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacının şirket payını devralarak aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu tarihten, şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarihe kadar gerçekleşen dönemde söz konusu madde gereğince prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi, şirketin prim borçlarını tahakkuk ve tediye ile görevlendirilmiş bulunması halinde mümkün bulunmaktadır. Davacının sorumluluğunun bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir.
DAVA: Davacı, taşınmaz üzerine konulan haczin fekkine, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile yapılan takip işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 26.03.1996 tarihinde tescil edilen Anonim Şirketin kayden üyesi olup kanunun aradığı üye sayısını tamamlamak için yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğunu şirketin leyh ve aleyhine hiçbir işlemde imzasının bulunmadığını bu nedenle davalı kurum tarafından haline münasip evinin haczedildiğini öğrendiğini, taşınmazının haczinin mümkün bulunmadığını haczin kaldırılmasını, şirket yöneticiliğinin gerçek bir ortak niteliğinde bulunmaması ve borçluluk sıfatı bulunmadığından takip işleminin iptal ile kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davacının borçlu bulunmadığının tespitine takibin iptaline,haczin fekkine karar verilmiştir.
Davacı iş bu davası ile usule aykırı olarak yapılan takibin iptalini ve kuruma prim borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.mahkemenin bu iki ayrı talep yönünden inceleme yapması ve her bir uyuşmazlık yönünden ayrı ayrı karar vermesi gerekir.Prim borcu açısından, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. maddesidir.Tüzel kişiliğe sahip işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri prim borcundan dolayı kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacının şirket payını devralarak aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğu tarihten, şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı tarihe kadar gerçekleşen dönemde söz konusu madde gereğince prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi, şirketin prim borçlarını tahakkuk ve tediye ile görevlendirilmiş bulunması halinde mümkün bulunmaktadır. Davacının sorumluluğunun bu kapsamda belirlenmesi gerekmektedir.
Takibin 6183 sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak yürütülüp yürütülmediği konusuna gelince; kurum tarafından çıkarılan Seri No:6 sayılı genelgenin I-Haczin uygulama şekli başlıklı maddesinde belirtildiği üzere, borçlunun malvarlığına kesin haciz konulabilmesi için ödeme emri tebliği üzerine kurum alacağının 7 günlük süre içinde ödenmemesi gerekir. Somut olayda, davacıya usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Ödeme emri tebliğ edilmeden haciz işleminin tatbiki ise yasal değildir. Bu nedenlerle;
Mahkemenin takibin iptaline ilişkin kararı yerinde bulunmuş ise de, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde davacının borç tahakkuk döneminde üst düzey yönetici olarak sorumluluğu sonucuna varılırsa bu takdirde buna ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.