SAYILAR

Esas No : 2013/22125
Karar No : 2014/33119
Tarihi : 25.11.2014
İlgili Kanun/Madde : 4857 S. İşK. /32
Yargı Yeri: YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

Ek Başlıklar : İKRAMİYE

Tam Metin

YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
 
Esas No.
Karar No.
Tarihi:
 2013/22125
2014/33119
25.11.2014
İlgili Kanun / Madde
4857 S. İşK. /32
 
   

  • İKRAMİYE
  •  
  ÖZETİ 4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Kanun'da ücretin ekleri düzenlenmemiş olsa da, 5754 sayılı Kanun'da değişik 32. madde ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörülmüş olmakla ikramiye ücretin eki olarak 4857 sayılı Kanun'da ifadesini bulmuştur.
İkramiye bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa da işverence tek taraflı olarak  düzenli şekilde yapılan ikramiye ödemesi bir işyeri şartını oluşturur.
 
 
     
             

DAVA   : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi F. Benli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
          Davacı, işveren tarafından iş yerinde  çalışan işçilere gerçeğe aykırı  şekilde  düzenlenmiş ibraname  imzalatılmak  istendiğini,  bunu  kabul  etmemesi  üzerine  de  iş  sözleşmesinin  haksız  feshedildiğini, iş yerinde yılda üç maaş  tutarında ikramiye   ödenmesi yönünde iş yeri  uygulaması  bulunduğunu  ileri  sürerek, kıdem  ve  ihbar  tazminatları  ile  bir  kısım  işçilik  alacaklarının  tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
          Davalı vekili, işçinin iş yerini kendi iradesi ile terk ettiğini, hak  kazandığı   tüm  işçilik  alacaklarının  ödendiğini  ve  iş yerinde   ikramiye uygulaması  bulunmadığını  savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin  davalı işverence  haksız  feshedildiği, davacının     yılda üç maaş tutarında ikramiye ödenmesi yönünde iş yeri uygulaması bulunduğu  iddiasını şahit beyanları ile ispatladığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar   verilmiştir. 
Temyiz:
Kararı davalı  vekili  temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, ikramiye ödetilmesi noktasında   toplanmaktadır.           4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Kanun'da ücretin ekleri düzenlenmemiş olsa da, 5754 sayılı Kanun'da değişik 32. madde ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörülmüş olmakla ikramiye ücretin eki olarak 4857 sayılı Kanun'da ifadesini bulmuştur.
İkramiye bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa da işverence tek taraflı olarak  düzenli şekilde yapılan ikramiye ödemesi bir işyeri şartını oluşturur.
Somut olayda, hükme dayanak bilirkişi raporunda, davacının iddiasına göre ikramiye eklemesi yapılarak brüt giydirilmiş ücret hesaplanmıştır. Dosya içerisine ibraz  edilen  ücret  bordrolarında ikramiye  ödemesi yer almamaktadır. Her  ne  kadar diğer  davacı şahidi bu  iddiayı  doğrulamış  ise de işyerinde ikramiye uygulaması bulunduğunu gösterir başkaca delil  davacı  tarafça  dosya  içerisine  ibraz  edilmemiştir.  Bu  durumda  ikramiye ödenmesi yönünde  işyeri uygulaması bulunduğu davacı  tarafça tereddüte  yer vermeyecek  şekilde ispatlayamadığından, tazminatlara esas ücretin tespitinde ikramiye eklemesi yapılması  hatalı olup  bu  husus  bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.