İlgili Kanun/md:
Yargıtay Kararları
İlgili Kanun/md:
506 s.SSK/39
l ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN KASTI VEYA SUÇ SAYILIR HAREKETİ NEDENİYLE DOĞAN RÜCÜ HAKKI
l UYGUN NEDEN SONUÇ BAĞI
l RÜCU HAKKININ SADECE KURUMDA BULUNMASI
ÖZÜ: Rücu hakkı, uygun neden sonuç bağının varlığına bağlı olup, Kurumca sigortalıya yapılan yardımın, üçüncü kişinin kastı veya suç sayılır hareketinin doğal sonucu olarak ortaya çıkması halinde mümkündür. Ayrıca, giderleri ödettirme hakkı 506 sayılı Yasanın 39. maddesinin açık hükmü gereğince “hasren” Kurum’a tanınmış olup, hastalığına neden olunan kişinin bu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoktur.
Tedavinin ve buna ilişkin harcamaların zamana yayıldığı göz önünde tutulmaksızın, tedavi harcamalarına ilişkin faiz başlangıç tarihlerinin her bir ödemenin yapıldığı tarih yerine, 2.990.551.000 liralık kısmı için olay tarihi olan 21.9.1998 olarak belirlenmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
T.C.
YARGITAY
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2003/305
Karar No: 2003/3037
Tarihi: 01.04.2003
Trafik kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan sigortalı işçi için uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/03/2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A.O. ile karşı taraf adına Avukat E.A. geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki “karar” tespit edildi:
Yönetimindeki araçla yaptığı trafik kazası sonucunda yaralanmasına neden olduğu sigortalı için yapılan tedavi harcamalarıyla geçici işgöremezlik ödeneği ödemelerinin, 506 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline yönelik davanın yargılaması sonucunda, yazılı gerekçelerle davanın .kabulüne karar verilmiştir.
Anılan düzenlemeye dayalı rücu hakkı, uygun neden sonuç bağının varlığına bağlı olup, Kurumca sigortalıya yapılan yardımın, üçüncü kişinin kastı veya suç sayılır hareketinin doğal sonucu olarak ortaya çıkması halinde mümkündür. Ayrıca, giderleri ödettirme hakkı 506 sayılı Yasanın 39. maddesinin açık hükmü gereğince “hasren” Kurum’a tanınmış olup, hastalığına neden olunan kişinin bu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoktur.
Sigortalının geçirdiği trafik kazası sonrası EÜTF acil servisinde yapılan muayenesinde, “clavicula omuz üst ekstremite vertebralar olağan bulunduğu, sağ cruriste ödem, deformite, krepitasyon saptandığı, grafide sağ cruris 1/3 orta kırık, (çift kemik) sol fibula baş fraktürü +sol diz lateral çıkığı tespit edildiği, her iki bacağa UBAA uygulandığı,” teşhisine yer verilmiştir. Davalı vekili tarafından ise, dava konusu edilen harcama ve ödemelerin, davalının yönetimindeki aracın çarpmasına bağlı yaralanmanın tedavisinden kaynaklanmadığı, uygulanan tedavinin süresi, kullanılan ilaçların niteliği, yapılan tetkik ve tedavi işlemlerinin trafik kazasıyla nedensellik bağı içinde olmadığı, tedavinin yapıldığı kuruluş nedeniyle maliyetin yükseldiği ileri sürülerek, bu yönde gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması gereği dile getirilmiş, mahkemece savunmanın gerçekliği konusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 57. maddesi, ani ve acil hastalık halinde Kurum sağlık tesisleri dışında yapılan tedavi giderlerinin Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanabilme koşullarını düzenlemiş, sigortalının dava konusu edilen tedavi giderlerinin dayanağı olan tedavileri de Kurum hastanesinin muhtelif tarihli sağlık kurul kararlarıyla EÜTF hastanesinde sürdürülmüş ve tedavi giderlerinin Kurum tarafından karşılanmasında anılan tedavi kuruluşuyla herhangi bir uyuşmazlık yaşanmamıştır. Ancak, sıralanan maddi ve hukuki olgular gözetildiğinde; davalının dile getirdiği konular üzerinde durularak, hastalık ve tedaviye ilişkin belgelerin okunaklı örnekleri getirtilip, faturalarda dökümü yapılan unsurların, davalının sorumluluğunun temelini oluşturan 21.9.1998 tarihli trafik kazası sonucu gelişen yaralanmanın tedavisiyle uygun nedensellik bağı içinde olup olmadığı, anılan yaralanmayla ilişkisi bulunmayan başka hastalıkların tedavisinden kaynaklanan harcamaların da bulunup bulunmadığı yönleri üzerinde durularak, konuda uzman bilirkişi tarafından 506 sayılı Yasanın 32-42,117,123,124 Sosyal Sigorta işlemleri Yönetmeliğinin 56. ve 57. maddeleri içerikleri de gözetilerek düzenlenecek raporun değerlendirilmesiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması,
Tedavinin ve buna ilişkin harcamaların zamana yayıldığı göz önünde tutulmaksızın, tedavi harcamalarına ilişkin faiz başlangıç tarihlerinin her bir ödemenin yapıldığı tarih yerine, 2.990.551.000 liralık kısmı için olay tarihi olan 21.9.1998 olarak belirlenmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı Avukatı yararına takdir edilen 275.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine 01.04.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
199