İlgili Kanun / Madde
4857 S.İşK/18-21
1080 S.HUMK/253
T.C
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No. 2009/14422
Karar No. 2010/21655
Tarihi: 05.07.2010
l YENİDEN YAPILANMANIN OLUP OLMADIĞI İSTİHDAM FAZLASI BULUNUP BULUNMADIĞININ ARAŞTIRILMASININ GEREKMESİ
l TANIK DİNLETME TALEBİNİN İHZAREN CELBİDE KAPSAYACAĞI
ÖZETİ Mahkemece davalı tanıkları adına çıkarılan davetiyeler usulüne uygun tebliğ edildiği halde davalı tanıkları duruşmaya gelmemişlerdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 253. maddesi uyarınca hâkim davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanığın ihzaren celbine de karar verebilir. Davalı tarafın tanık dinletme talebi ihzaren celbini de kapsar. Bu nedenle, tanığı ihzarı için davalı vekilinin ayrı bir talepte bulunmasına gerek yoktur, tanığın ihzarına karar verilmesi için davalı vekilinin duruşmada hazır olması da icap etmez.
Mahkemece yeniden yapılanmanın bulunup bulunmadığı, varsa ne şekilde yapıldığı, yeniden yapılanmanın işgücü fazlalığı doğurup doğurmadığı ve feshin son çare olması ilkesinin uygulanma imkânının tespiti açısından davalının keşif ve bilirkişi incelemesi delili üzerinde durulmadan karar verilmiş olması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi S.Göktas tarafından düzenlenen rapor dinlendikten soma dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitine ilişkin mahkemece verilen karar Dairemizce; "…tarafların delilleri usulüne uygun toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur" gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma karan doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davalı tanığı için çıkartılan tebligatın usulüne uygun tebliğ edilmiş olmasına rağmen gerek tanığın ve gerekse davalı vekilinin hazır olmadığı, tanığın ihzarı konusunda davalı vekilinin talebinin ve gerekli masrafların da bulunmaması karşısında dinlenilmesinin mümkün olmadığı, feshin geçerli nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre iş sözleşmesi davalı işverence yeniden yapılanma nedeni ile feshedilmiştir.
Mahkemece davalı tanıkları adına çıkarılan davetiyeler usulüne uygun tebliğ edildiği halde davalı tanıkları duruşmaya gelmemişlerdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 253. maddesi uyarınca hâkim davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanığın ihzaren celbine de karar verebilir. Davalı tarafın tanık dinletme talebi ihzaren celbini de kapsar. Bu nedenle, tanığı ihzarı için davalı vekilinin ayrı bir talepte bulunmasına gerek yoktur, tanığın ihzarına karar verilmesi için davalı vekilinin duruşmada hazır olması da icap etmez.
Mahkemece davetiye tebliğine rağmen gelmeyen tanıkların ihzaren celbe dilmemiş olması doğru değildir.
Öte yandan, davalı taraf feshin geçerli edene dayandığını ispat bağlamında sadece tanık anlatımlarına dayanmamış, aynı zamanda keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinde de bulunmuştur.
Mahkemece yeniden yapılanmanın bulunup bulunmadığı, varsa ne şekilde yapıldığı, yeniden yapılanmanın işgücü fazlalığı doğurup doğurmadığı ve feshin son çare olması ilkesinin uygulanma imkânının tespiti açısından davalının keşif ve bilirkişi incelemesi delili üzerinde durulmadan karar verilmiş olması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.